13 Ocak 2012 Cuma

Kutsal Kitap Değiştirilemez.

Kutsal Kitap Değiştirilmedi, Değiştirilemez.

(Alıntı)
Eğer bir kimse Kutsal Kitap'ın değiştirildiğini iddia ediyorsa, bunun ne zaman olduğunu açıklamalıdır. Kutsal Kitap'ın değiştirildiğini iddia edenler, bunun ancak Kur'an' dan sonraki dönemlerde yapıldığını iddia edebilirler, Çünkü Kur'an 'da açıkça bellidir ki; İncil ve Tevratın aslı Hz. Muhammed'in zamanında kaybolmamıştır. Bunu Kuran’daki şu ayetlerden anlıyoruz:


"İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüyorlar (verdiğin hükme razı olmuyorlar?)..." (Kur'an: Maide 5:43)

"Yahudiler: 'Hıristiyanlar, bir temel üzerinde değiller,' dediler. Hıristiyanlar da: 'Yahudiler bir temel üzerinde değiller,' dediler. Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar..." (Kur' an: Bakara 2:113)

"Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun. (Kur'an: Enbiya 21:7)

"Eğer sen, sana indirdiğimizden kuşkuda isen, senden önce Kitab okuyanlara sor... Ve sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma, yoksa ziyana  uğrayanlardan olursun." (Kur'an: Yunus 10:94-95)

"De ki: 'Doğru iseniz, Tevrat'ı getirip okuyun.'" (Kur'an: Al-i İmran 3:93)
"Bilmiyorsanız zikir ehline (bilen Kitab ehline) sorun." (Kur'an: Nahl 16:43)

Bu Kur'an ayetlerinden de anlaşılıyor ki, Tevrat ve İncil Hz. Muhammed'in zamanında bozulmamış durumdaydı.


Aksi halde Allah, Hz. Muhammed'e "Bir şüphen varsa, senden önce kitap okuyanlara sor" demezdi.
Hz. Muhammed'in tahrif edilmiş bir kitaba müracaat etmesinin ne demek olduğunu düşünmek gerekir. 

Kur'an'ı inceledikçe, şu sonuçlar ortaya çıkıyor:



1. Kur'an , Kutsal Kitap 'ı tasdik etmek için gönderilmiştir.
2. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur.
3. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler kâfirlerdir.
4. Hz. Muhammed'in zamanında Kutsal Kitap sapasağlam mevcuttu.
5. Hz. Muhammed Kutsal Kitap' ın tümüne iman etmişti.
6. Allah aynı imanı tüm Müslümanlar'dan da istemişti.

Hiç kimse Kur'an 'a dayanarak, " Kitab-ı Mukaddes değiştirildi" diyemez. Kur'an 'a göre, böyle bir kişi hem yalancı, hem de kâfirdir. Onların Allah'ın Sözü hakkında söyledikleri değersiz ve büyük günaha götüren çok yanlış sözlerdir.


Tanrı'nın Hâkimiyeti


" Tevrat , Zebur ve İncil değiştirildi" diyenler Tanrı'nın hâkimiyetine karşı gelmiş bulunuyorlar.
Onlara birkaç önemli soru sormak istiyoruz:


Tanrı güvenilir midir, değil midir? Tanrı Kendi sözünü koruyabilir mi, koruyamaz mı? Yoksa Allah aciz midir? Tanrı insanlarla dalga mı geçiyor?


Allah'ın dünyayı yaratmaktan daha da önemli olan eseri Kutsal Kitap 'tır.


" Kutsal Kitap değiştirildi" diyenlere şunu soruyoruz: Hırsız Şeytan, Allah'ın bu üç kitabını ( Tevrat , Zebur ve İncil ) çalarken, onları bozup değiştirirken ve tahrif edip yok etmeye çalışırken:
  • Yüce Allah derin uykular içinde mi uyukluyordu?
  • Allah'ın aklı yok muydu
  • Allah, Tevrat , Zebur ve İncil verildikten sonra derin uykuya mı yatmıştı?
  • Sonra da Kur'an'ın zamanında mı güçlenip, akıllanmış ve uykusundan uyanmıştı?
Allah'a inanan hiçbir insanın kabul etmeyeceği bu tür sözler elbette ki çok saçma sözlerdir!


Ancak Kutsal Kitap 'ın değiştirildiğini iddia edenler neredeyse bu sözler kadar saçma iddialarda bulunmakta ve Yüce Allah'ı aciz gösterecek ifadeleri bulunmaktadır. Hiçbir varlık Allah'ın kudretine sahip değildir ve yine hiç kimse O'nun Sözlerini değiştirebilecek güçte değildir.


Allah Kendisine acizlik yüklenmesinden ve kendisiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz ve Allah insanlarla dalga geçmez.


Tabii ki bu sözler Tanrı imajını tamamen zedeleyen ve Tanrı'ya yakışmayan görüşlere inanmayı öngören sözlerdir. Allah inancına sahip olan bütün mantıklı ve duyarlı insanlar şüphesiz bu saçma sözlere doğru cevabı verecektir. Öyleyse:


a) Eğer Tanrı, kutsal sözlerini ve insanlara yönelik mesajını insanların 
değiştirmelerini istemiyorsa,
b) Ve eğer Tanrı kutsal sözlerini ve mesajını koruyabilecek güçteyse, o zaman Tanrı, Kendi sözünün insanlar tarafından değiştirilmesine müsaade etmez.

Doğal ve doğru olan şey, Tanrı'nın insanlara yönelik mesajını korumasıdır. Bu sebeple, varılması gereken sonuç kısaca şudur:


Tanrı'nın ilham ettiği Tevrat, Zebur ve İncil ve onların içerdiği mesaj:


a) değiştirilmedi,
b) değiştirilemeyecek,
c) ve asla değiştirilemez.

Tanrı'nın tüm şerefi ve hâkimiyeti O'nun Kendi kutsal sözlerine bağlıdır. İnsanlar kendi eserlerini korumayı ve saklamayı bildikleri gibi, Yüce Allah da sonsuz gücüyle Kendi şerefi olan eserini, Kutsal Kitap 'ını korur.


Allah, insan gibi hakkını aramak için mahkemeye koşmaz. Ama, böyle bir teşebbüste bulunmak isteyenleri Kendi yüce kudretiyle önlediği gibi, onlara gerçekten ceza vermesini de bilir. Yine Yüce Allah, kendi Kitap'ını bozmak isteyenleri cezalandıracağını bildirerek şöyle emrediyor:


"Size emretmekte olduğum söze bir şey katmayacaksınız ve ondan eksiltmeyeceksiniz, ta ki, Allahınız RABBİN, size emretmekte olduğum emirlerini tutasınız." (Tevrat: Tesniye 4:2)

"Sana emretmekte olduğum her şeyi yapmak için tutacaksın, üzerine bir şey katmayacaksın, ve ondan eksiltmeyeceksin."(Tevrat: Tesniye 12:32)

"Allahın her sözü denenmiştir. Kendisine sığınanlara kalkandır. Onun sözüne bir şey katma, yoksa seni tedip eder, ve yalancı çıkarsın." (Zebur: Süleyman'ın Meselleri 30:5-6)

"Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır." (İncil: Esinleme 22:18-19)

Tanrı'nın Merhameti


İddiaya göre Allah'ın Kutsal Kitap 'ı ( Tevrat , Zebur ve İncil ) bozulmuş veya kaybolmuşsa, bu devirlerde yaşayan insanlar acaba nasıl yaşadılar?


Allah'ın vahiyleri bir devirde yok olursa, o devir insanlarının doğru yolda yürümesi imkânsız olur. Tarihte biliniyor ki;
  • Tevrat İ.Ö. 15. yüzyılda,
  • Zebur ( Mezmurlar ) İ.Ö. 10. yüzyılda,
  • Eski Ahit peygamberlerinin son kitabı ( Malaki ) İ.Ö. 4. yüzyılda,
  • İncil de İ.S. 1. yüzyılda vahyedilmiştir.
Eğer bu kitapların metni değiştirilmiş ya da vahyedilmesinden sonra tümüyle kaybolmuşsa ve tek geçerli kitap Kur'an ise, çok kısa dönemler hariç, 2.000 yılı aşkın bir müddet boyunca insanlar manevi bir karanlık içinde kalmış ve Allah en azından altı yüzyıllık bir dönemde ölen milyonlarca insanın karanlıkta kalmasına bilerek izin vermiş demektir.


Allah, vahiylerini bir asır bile tahriften koruyamamış olsaydı, ne kadar aciz ya da merhametsiz bir Tanrı olurdu!Halbuki, Allahımız böyle değildir.


Tevrat'tan

"Yahve, acıyan, lütfeden, geç öfkelenen, sevgi ve güven dolu Tanrıdır. Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını,kötülüklerini, günahlarını bağışlar..." (Tevrat: Çıkış 34:6-7)

"Tanrınız RAB acıyan bir Tanrı'dır. Sizi bırakmaz, yok etmez ve atalarınıza içtiği ant uyarınca onlarla yaptığı antlaşmayı unutmaz." (Tevrat: Tesniye 4:31)

"Çünkü sizinle birlikte giden Tanrınız RAB'dir. Sizi hiçbir zaman yüzüstü bırakmayacak, terk etmeyecektir." (Tevrat:Tesniye 31:6)

İncil'den

"Kurtarıcımız Tanrı... tüm insanların kurtulmasını ve gerçeğin bilincine erişmesini ister." (İncil: 1. Timoteyus 2:3-4)

"Bazılarının gecikmiş saydığı gibi Rab, vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbeye gelmesini istiyor." (İncil: 2. Petrus 3:9)

"Çünkü Tanrı şöyle dedi: 'Seni asla terk etmem, seni asla bırakmam.'" (İncil: İbraniler 13:5)

Kur'an'dan

"De ki, 'Lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah'(ın lütfu) geniştir, (O her şeyi) bilendir. Rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf ve kerem sahibidir." (Kur'an: Al-i İmran 3:73-74)

"Alemlerin Rabbi (terbiye edip yetiştiricisi) Allah'a hamdolsun. (O), Rahman'dır, Rahimdir. (Kur'an: Fatiha 1:1-2)

Allah'a iman etmeyenler için O'nun mukaddes kitaplarının değiştirilebileceğini, hatta yok edilebileceğini söylemek belki zor değildir.


Fakat hem "Allah'a inanıyorum," hem de " Tevrat , Zebur ve İncil değiştirildi" diyenler, inanılmaz bazı mantık hatalarına düşerler:


1) Yahudiler'in, Hıristiyanlar'ın ve Müslümanlar'ın inanışına göre Allah her şeye kadirdir.
2) Allah merhametlidir, mukaddes kitaplarını insanlara doğru yolu göstermek için vahyetti. Fakat eğer Tanrı'nın Sözü değiştirilebilirse, şu iki sonuçtan birini kabul etmek zorundayız: 

a) Allah, kitaplarının yok edilmesini önlemekten (haşa) acizdir (ve böylece gerçekten her şeye kadir olamaz).
b) Yahut, Allah insanlara doğru yolu göstermeye yalnız ara sıra önem verir; şöyle ki, O'nun kitapları değiştirilir ve böylece insanlar doğru yoldan saparlarsa, O bununla pek ilgilenmez, başka bir deyimle merhametsizdir (yine haşa!) Allah-u Teala bu tür iftiralardan münezzehtir.

Başka bir mantık hatası da, İslami iddiaya göre Kur'an' ın tek bir harfi bile değişmezken Kutsal Kitap 'ın değişmiş olduğunu iddia etmektir. Bunun gerçek nedeni hem Kur'an 'ı hem Kutsal Kitap 'ı bilmeyenlerin önyargılı tutumlarıdır, çünkü bu tür iddialarının sağlam bir temeli yoktur. Konuya önyargısız bir şekilde bakmak zor olabilir, ama eğer Tanrı'nın sonsuz gerçeklerini yürekten kavramak istiyorsak, önyargısız olmak ve yanlış düşüncelerden vazgeçmek zorundayız. Bir kimsenin Tanrı'nın Kutsal Kitap 'ını okumadan, "Tanrı'yı tanıyorum" demesi büyük yanlıştır. Sadece ve sadece kendisini büyük bir günaha götürür.
Tanrı'yı tanımak isteyen ve O'nu arayan her insan Kutsal Kitap 'ı okumalıdır. Çünkü Tanrı Kendisini Kutsal Kitap 'ta, yarattığı diğer tüm şeylerden daha açık ve daha gerçek olarak göstermektedir. O'nu arayan bir yürekle ve açık fikirle Kutsal Kitap 'ı okumak, Tanrı'yı tanımayı ve gerçek huzura kavuşmayı sağlar.
Kitab-ı Mukaddes 'te ve Kur'an 'da yaptığımız incelemeler sonucunda Tanrı'nın Sözü'nün değiştirilemeyeceğini ifade ettik.


İ.S. 632 civarında meydana gelmiş olan Kur'an , Kitab-ı Mukaddes'in ( Tevrat , Zebur , İncil ) değiştirilmediğine şahadet eder.


Kitab-ı Mukaddes 'in kendisi de Tanrı'nın Sözü'nün değiştirilemeyeceğine ve değişmeyeceğine şahadet eder.


Ayrıca, İslam'dan yüzyıllarca önce kaydedilmiş olan eski el yazmaları da Kutsal Kitap 'ın değiştirilmediğine şahitlik ederler.


Şimdi, Tanrı'nın Kendi Sözü'nü koruduğuna dair birkaç tarihi delile bakalım.


Sonuç

İ.S. 325 yılında Yeni Ahit ( İncil ) veya başka bir tarihte Kitab-ı Mukaddes , esas düsturları içinden çıkarılarak ciddi bir şekilde değiştirilmiş olsaydı, bu uyuşmazlık en eski tanıklıklar vasıtası ile belli olurdu.
Çünkü İ.S. 325'ten çok öncelere ait birçok eski metin halen bulunmaktadır. Ama bunlarda da düsturları değiştiren hiçbir uyuşmazlık söz konusu değildir.


İ.S. yedinci yüzyılda meydana gelen Kur'an 'da Kitab-ı Mukaddes 'in ( Tevrat , Zebur , İncil ) değiştirildiği gibi bir iddia bulunmamaktadır.


Tam tersine, Kitab-ı Mukaddes 'in okunması tavsiye edilmektedir. Kur'an'a göre tüm gerçek inanlıların Tanrı'nın Sözü'nü ( Kitab-ı Mukaddes ) benimsemesi gerekir.


“Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” (Kur'an: Bakara 2:85)

“Kitab'ın hepsine inanırsınız.” (Kur'an: Al-i İmran 3:119)

“Deyin ki: ‘bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve tanrınız birdir ve biz O'na teslim olanlarız.'” (Kur'an: Ankebut 29:46)

“De ki: ‘Ben Allah'ın indirdiği her Kitab'a inandım ve aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabb'imiz, sizin de Rabb'inizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışma (sebebi) yoktur.'”(Kur'an: Şura 42:15)

Bu kısa kitapta Kutsal Kitap 'ın değişmezliği hakkında birçok delil verilmiştir. Bunlar:
1. Tevrat 'a göre Tanrı'nın Sözü değişmez.
2. İncil 'e göre Tanrı'nın Sözü değişmez.
3. Kur'an 'a göre Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur.
4. Kur'an 'a göre Kutsal Kitap Hz. Muhammed'in zamanında da sapasağlam mevcuttur.
5. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze gelen yüzlerce Eski Ahit el yazmaları hâlâ mevcuttur.
6. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze gelen binlerce İncil el yazması hâlâ mevcuttur.
7. Bu nüshaların hepsi de aynı şeyi söylüyorlar. Nüshaların arasındaki ufak tefek imla ve kopya hataları, Kutsal Kitap 'ın mana veya gerçeğini değiştirebilecek bir şey değildir.
8. İlk Hıristiyan ataların yazıları ve eserleri de Kutsal Kitap 'ın değişmezliğini açıkça gösteriyor.
9. Tanrı, insanları uzun bir süre Kendi gerçek mesajı ya da vahyinden mahrum bırakacak, ve onlara sadece büyük ölçüde çarpıtılmış, yoz ve doğru olmayan kitaplar bırakacak kadar zayıf ve güçsüz değildir. Tanrı insanlığa verdiği yazılı vahyini özel olarakKutsal Kitap 'ta saklayıp korumuştur.


Bunlar karşı konulamaz ve reddedilemez delillerdir.


Tanrı' nın Sözü'nün güvenilir olduğunu defalarca gördük. Kitab-ı Mukaddes ( Kutsal Kitap ) Allah'ın Sözü'dür ve onun değiştirildiği iddiası uydurmadır. İslam dünyasında çok yaygın olduğu halde sadece bir yalan ve iftiradır.


Kutsal Kitap 'ın değiştirildiğine dair hiçbir tarihsel kanıt yoktur.


Üstelik Kur'an 'da bile Tevrat veya İncil'in değiştirilmiş olduğunu ileri süren hiçbir ayet yoktur!
Eğer Kitab-ı Mukaddes yüzyıllar önce değiştirilmiş olsaydı, Kur'an bu önemli noktaya değinmez miydi?


Tersine, “Rabb'inin sözü, hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.” (Kur'an: En'am 6:34)


“Allah'ın kelimeleri değişmez,” (Kur' an: Yunus 10:64) diyen ayetler vardır.
Gücü her şey yeten ulu Tanrı, kendi Kutsal Sözü'nün değiştirilmesine izin vermez. Tersine, onu korur ve yerine getirir. “Allah sözünden caymaz” (Kur'an: Hac 22:47) .


Elimizdeki Tevrat 'la İncil sağlam ve güvenilirdir. Kaldı ki, eğer insan Kitab-ı Mukaddes 'te öğretilenleri kabul etmek istemezse, Kutsal Kitap 'ın değiştirildiği iddiasından başka bir gerekçeye başvurmak zorundadır.

Soru şudur: “ Kutsal Kitap değiştirildi mi?” Tanrı'nın cevabı ise şöyledir:


“Kesinlikle hayır! Her insan yalancı olsa da Tanrı'nın doğru olduğu bilinmelidir. Kutsal Kitap 'ta yazılı olduğu gibi: ‘Öyle ki, sözlerinde doğru çıkasın ve yargılandığın zaman davayı kazanasın.'” (İncil: Romalılara 3:4).

İncil 'de İsa Mesih, kendisi Allah'ın Yaşayan Sözü (Kelâm) olarak, kendi sözleri ve ebedi hayat hakkında çok önemli birkaç söz söyledi:

“Beni reddeden ve sözlerimi kabul etmeyen kişiyi yargılayacak biri var. Söylediğim söz o kişiyi son günde yargılayacaktır.”(İncil: Yuhanna 12:48)

Dikkat! Eğer herkes son günde İsa Mesih'in sözüyle (yani İncil'e göre) yargılanacaksa, o zaman İncil kesinlikle değiştirilemez. Tanrı'nın o Sözü koruması gerekir. Tanrı kullarıyla (haşa) dalga geçmez, onlarla oyun oynamaz.

İsa Mesih dedi ki:
“Kutsal Yazıları araştırıyorsunuz. Çünkü bunlarda sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır! Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz.” (İncil: Yuhanna 5:39-40)

Dikkat edelim! Eğer birisi Hz. İsa'nın bir peygamber olduğuna tanıklık edip, aynı zamanda O'nun kendi hakkındaki sözlerini kabul etmezse, bu mantıklı ve inandırıcı bir davranış olur mu?

“İsa ona, ‘Yol, gerçek ve yaşam ben'im' dedi. ‘Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez.'” (İncil: Yuhanna 14:6)

“Yahya ertesi gün İsa'nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle dedi: ‘İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!'” (İncil: Yuhanna 1:29)

“Çünkü tek bir Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek bir Aracı vardır. Bu da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa'dır.” (İncil: 1.Timoteyus 2:5-6)

“Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.”(İncil: Elçilerin İşleri 4:12)

“Biliyoruz ki, biz Tanrı'danız, bütün dünya ise kötü olanın denetimindedir. Yine biliyoruz ki, Tanrı'nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan'ı tanımamız için bize anlama gücü vermiştir. Biz gerçek Olan'dayız. O'nun Oğlu İsa Mesih'teyiz. Kendisi gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.” (İncil: 1.Yuhanna 5:19-20)

Yukarıdaki açıklamalarımız ışığında İsa Mesih'in Kurtarıcımız olduğu gerçeğini tüm sıcaklığıyla sizlerle paylaşan Kutsal Kitap 'ın kesinlikle Tanrı'nın Yaşayan ve Öz Sözü (Kelâm) olduğunu ve bu müjdenin de hepimizin ortak iyiliği için olduğunu belirtmek istiyoruz.


Sizleri Tanrı'nın değiştirilmemiş yazılı Sözü'nü, yani Kitab-ı Mukaddes : Tevrat , Zebur ve İncil 'i açık fikirle inceleyip İsa'nın gerçekten Kim olduğunu araştırmaya davet ediyoruz.


şimdi, sevgili okuyucu, şu iki sonuçtan birini seçmek durumundasın: Ya, 1) Allah’ın Sözü (Tevrat, Zebur ve İncil) hakkındaki Kuran ayetleri yanlıştır.


Ya da , 2) Tevrat, Zebur ve İncil gerçekten değişmemiştir ve böylece her Müslüman onların tüm hükümlerini kabul etmek zorundadır. Kuran’ı önyargısız okuyan herkes bu ikinci seçeneği tercih eder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder