(Alıntı)
Eğer bir kimse Kutsal
Kitap'ın değiştirildiğini iddia ediyorsa, bunun ne zaman olduğunu
açıklamalıdır. Kutsal
Kitap'ın
değiştirildiğini iddia edenler, bunun ancak Kur'an' dan sonraki dönemlerde
yapıldığını iddia edebilirler, Çünkü Kur'an 'da açıkça bellidir ki; İncil ve Tevrat’ın aslı Hz. Muhammed'in zamanında
kaybolmamıştır. Bunu Kuran’daki şu ayetlerden anlıyoruz:
"İçinde Allah'ın
hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan
sonra da dönüyorlar (verdiğin hükme razı olmuyorlar?)..." (Kur'an:
Maide 5:43)
"Yahudiler: 'Hıristiyanlar, bir temel üzerinde değiller,'
dediler. Hıristiyanlar da: 'Yahudiler bir temel üzerinde değiller,' dediler.
Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar..." (Kur' an: Bakara 2:113)
"Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun. (Kur'an: Enbiya 21:7)
"Eğer sen, sana indirdiğimizden kuşkuda isen, senden önce
Kitab okuyanlara sor... Ve sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma,
yoksa ziyana uğrayanlardan olursun." (Kur'an: Yunus 10:94-95)
"De ki: 'Doğru iseniz, Tevrat'ı getirip okuyun.'" (Kur'an:
Al-i İmran 3:93)
"Bilmiyorsanız zikir ehline (bilen Kitab ehline) sorun." (Kur'an:
Nahl 16:43)
Aksi halde Allah, Hz. Muhammed'e "Bir şüphen varsa, senden önce kitap okuyanlara sor" demezdi.
Hz. Muhammed'in tahrif edilmiş bir kitaba müracaat etmesinin ne demek olduğunu düşünmek gerekir.
Kur'an'ı inceledikçe, şu sonuçlar ortaya çıkıyor:
1. Kur'an , Kutsal
Kitap 'ı
tasdik etmek için gönderilmiştir.
2. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur.
3. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler kâfirlerdir.
4. Hz. Muhammed'in zamanında Kutsal Kitap sapasağlam mevcuttu.
5. Hz. Muhammed Kutsal Kitap' ın tümüne iman etmişti.
6. Allah aynı imanı tüm Müslümanlar'dan da istemişti.
Tanrı'nın Hâkimiyeti
" Tevrat , Zebur ve İncil değiştirildi" diyenler Tanrı'nın hâkimiyetine karşı gelmiş bulunuyorlar.
Onlara birkaç önemli soru sormak istiyoruz:
Tanrı güvenilir midir, değil midir? Tanrı Kendi sözünü koruyabilir mi, koruyamaz mı? Yoksa Allah aciz midir? Tanrı insanlarla dalga mı geçiyor?
Allah'ın dünyayı yaratmaktan daha da önemli olan eseri Kutsal Kitap 'tır.
" Kutsal Kitap değiştirildi" diyenlere şunu soruyoruz: Hırsız Şeytan, Allah'ın bu üç kitabını ( Tevrat , Zebur ve İncil ) çalarken, onları bozup değiştirirken ve tahrif edip yok etmeye çalışırken:
- Yüce Allah derin uykular
içinde mi uyukluyordu?
- Allah'ın aklı yok muydu
- Allah, Tevrat , Zebur ve İncil verildikten
sonra derin uykuya mı yatmıştı?
- Sonra da Kur'an'ın
zamanında mı güçlenip, akıllanmış ve uykusundan uyanmıştı?
Ancak Kutsal Kitap 'ın değiştirildiğini iddia edenler neredeyse bu sözler kadar saçma iddialarda bulunmakta ve Yüce Allah'ı aciz gösterecek ifadeleri bulunmaktadır. Hiçbir varlık Allah'ın kudretine sahip değildir ve yine hiç kimse O'nun Sözlerini değiştirebilecek güçte değildir.
Allah Kendisine acizlik yüklenmesinden ve kendisiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz ve Allah insanlarla dalga geçmez.
Tabii ki bu sözler Tanrı imajını tamamen zedeleyen ve Tanrı'ya yakışmayan görüşlere inanmayı öngören sözlerdir. Allah inancına sahip olan bütün mantıklı ve duyarlı insanlar şüphesiz bu saçma sözlere doğru cevabı verecektir. Öyleyse:
a) Eğer Tanrı, kutsal
sözlerini ve insanlara yönelik mesajını insanların
değiştirmelerini istemiyorsa,
değiştirmelerini istemiyorsa,
b) Ve eğer Tanrı kutsal sözlerini ve mesajını koruyabilecek
güçteyse, o zaman Tanrı,
Kendi sözünün insanlar tarafından değiştirilmesine müsaade etmez.
Tanrı'nın ilham ettiği Tevrat, Zebur ve İncil ve onların içerdiği mesaj:
a) değiştirilmedi,
b) değiştirilemeyecek,
c) ve asla değiştirilemez.
Allah, insan gibi hakkını aramak için mahkemeye koşmaz. Ama, böyle bir teşebbüste bulunmak isteyenleri Kendi yüce kudretiyle önlediği gibi, onlara gerçekten ceza vermesini de bilir. Yine Yüce Allah, kendi Kitap'ını bozmak isteyenleri cezalandıracağını bildirerek şöyle emrediyor:
"Size emretmekte
olduğum söze bir şey katmayacaksınız ve ondan eksiltmeyeceksiniz, ta ki,
Allahınız RABBİN, size emretmekte olduğum emirlerini tutasınız." (Tevrat:
Tesniye 4:2)
"Sana emretmekte olduğum her şeyi yapmak için tutacaksın,
üzerine bir şey katmayacaksın, ve ondan eksiltmeyeceksin."(Tevrat: Tesniye 12:32)
"Allahın her sözü denenmiştir. Kendisine sığınanlara
kalkandır. Onun sözüne bir şey katma, yoksa seni tedip eder, ve yalancı
çıkarsın." (Zebur: Süleyman'ın Meselleri 30:5-6)
"Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi
uyarıyorum! Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta
yazılı belaları ona katacaktır. Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının
sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve
kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır." (İncil:
Esinleme 22:18-19)
İddiaya göre Allah'ın Kutsal Kitap 'ı ( Tevrat , Zebur ve İncil ) bozulmuş veya kaybolmuşsa, bu devirlerde yaşayan insanlar acaba nasıl yaşadılar?
Allah'ın vahiyleri bir devirde yok olursa, o devir insanlarının doğru yolda yürümesi imkânsız olur. Tarihte biliniyor ki;
- Tevrat İ.Ö. 15.
yüzyılda,
- Zebur ( Mezmurlar )
İ.Ö. 10. yüzyılda,
- Eski Ahit peygamberlerinin
son kitabı ( Malaki ) İ.Ö. 4. yüzyılda,
- İncil de İ.S.
1. yüzyılda vahyedilmiştir.
Allah, vahiylerini bir asır bile tahriften koruyamamış olsaydı, ne kadar aciz ya da merhametsiz bir Tanrı olurdu!Halbuki, Allahımız böyle değildir.
Tevrat'tan
"Yahve, acıyan, lütfeden, geç öfkelenen, sevgi ve güven dolu
Tanrıdır. Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını,kötülüklerini, günahlarını
bağışlar..." (Tevrat: Çıkış 34:6-7)
"Tanrınız RAB acıyan bir Tanrı'dır. Sizi bırakmaz, yok etmez
ve atalarınıza içtiği ant uyarınca onlarla yaptığı antlaşmayı unutmaz." (Tevrat:
Tesniye 4:31)
"Çünkü sizinle birlikte giden Tanrınız RAB'dir. Sizi hiçbir
zaman yüzüstü bırakmayacak, terk etmeyecektir." (Tevrat:Tesniye
31:6)
İncil'den
"Kurtarıcımız
Tanrı... tüm insanların kurtulmasını ve gerçeğin bilincine erişmesini
ister." (İncil: 1. Timoteyus 2:3-4)
"Bazılarının gecikmiş saydığı gibi Rab, vaadini yerine
getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını
istemiyor, herkesin tövbeye gelmesini istiyor." (İncil: 2. Petrus 3:9)
"Çünkü Tanrı şöyle dedi: 'Seni asla terk etmem, seni asla
bırakmam.'" (İncil: İbraniler 13:5)
Kur'an'dan
"De ki, 'Lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir.
Allah'(ın lütfu) geniştir, (O her şeyi) bilendir. Rahmetini dilediğine has
kılar. Allah, büyük lütuf ve kerem sahibidir." (Kur'an:
Al-i İmran 3:73-74)
"Alemlerin Rabbi
(terbiye edip yetiştiricisi) Allah'a hamdolsun. (O), Rahman'dır, Rahimdir. (Kur'an:
Fatiha 1:1-2)
Fakat hem "Allah'a inanıyorum," hem de " Tevrat , Zebur ve İncil değiştirildi" diyenler, inanılmaz bazı mantık hatalarına düşerler:
1) Yahudiler'in, Hıristiyanlar'ın ve Müslümanlar'ın inanışına göre
Allah her şeye kadirdir.
2) Allah merhametlidir, mukaddes kitaplarını insanlara doğru yolu
göstermek için vahyetti. Fakat eğer Tanrı'nın Sözü değiştirilebilirse, şu iki
sonuçtan birini kabul etmek zorundayız:
a) Allah, kitaplarının yok edilmesini önlemekten (haşa) acizdir
(ve böylece gerçekten her şeye kadir olamaz).
b) Yahut, Allah insanlara doğru yolu göstermeye yalnız ara sıra
önem verir; şöyle ki, O'nun kitapları değiştirilir ve böylece insanlar doğru
yoldan saparlarsa, O bununla pek ilgilenmez, başka bir deyimle merhametsizdir
(yine haşa!) Allah-u Teala bu tür iftiralardan münezzehtir.
Tanrı'yı tanımak isteyen ve O'nu arayan her insan Kutsal Kitap 'ı okumalıdır. Çünkü Tanrı Kendisini Kutsal Kitap 'ta, yarattığı diğer tüm şeylerden daha açık ve daha gerçek olarak göstermektedir. O'nu arayan bir yürekle ve açık fikirle Kutsal Kitap 'ı okumak, Tanrı'yı tanımayı ve gerçek huzura kavuşmayı sağlar.
Kitab-ı Mukaddes 'te ve Kur'an 'da yaptığımız incelemeler sonucunda Tanrı'nın Sözü'nün değiştirilemeyeceğini ifade ettik.
İ.S. 632 civarında meydana gelmiş olan Kur'an , Kitab-ı Mukaddes'in ( Tevrat , Zebur , İncil ) değiştirilmediğine şahadet eder.
Kitab-ı Mukaddes 'in kendisi de Tanrı'nın Sözü'nün değiştirilemeyeceğine ve değişmeyeceğine şahadet eder.
Ayrıca, İslam'dan yüzyıllarca önce kaydedilmiş olan eski el yazmaları da Kutsal Kitap 'ın değiştirilmediğine şahitlik ederler.
Şimdi, Tanrı'nın Kendi Sözü'nü koruduğuna dair birkaç tarihi delile bakalım.
Sonuç
Çünkü İ.S. 325'ten çok öncelere ait birçok eski metin halen bulunmaktadır. Ama bunlarda da düsturları değiştiren hiçbir uyuşmazlık söz konusu değildir.
İ.S. yedinci yüzyılda meydana gelen Kur'an 'da Kitab-ı Mukaddes 'in ( Tevrat , Zebur , İncil ) değiştirildiği gibi bir iddia bulunmamaktadır.
Tam tersine, Kitab-ı Mukaddes 'in okunması tavsiye edilmektedir. Kur'an'a göre tüm gerçek inanlıların Tanrı'nın Sözü'nü ( Kitab-ı Mukaddes ) benimsemesi gerekir.
“Yoksa siz Kitabın bir
kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” (Kur'an:
Bakara 2:85)
“Kitab'ın hepsine inanırsınız.” (Kur'an: Al-i İmran 3:119)
“Deyin ki: ‘bize indirilene de size indirilene de inandık.
Tanrımız ve tanrınız birdir ve biz O'na teslim olanlarız.'” (Kur'an:
Ankebut 29:46)
“De ki: ‘Ben Allah'ın indirdiği her Kitab'a inandım ve aranızda
adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabb'imiz, sizin de Rabb'inizdir.
Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Bizimle sizin
aranızda tartışma (sebebi) yoktur.'”(Kur'an:
Şura 42:15)
Bu kısa kitapta Kutsal
Kitap 'ın değişmezliği hakkında birçok delil
verilmiştir. Bunlar:
1. Tevrat 'a göre Tanrı'nın Sözü
değişmez.2. İncil 'e göre Tanrı'nın Sözü değişmez.
3. Kur'an 'a göre Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur.
4. Kur'an 'a göre Kutsal Kitap Hz. Muhammed'in zamanında da sapasağlam mevcuttur.
5. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze gelen yüzlerce Eski Ahit el yazmaları hâlâ mevcuttur.
6. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze gelen binlerce İncil el yazması hâlâ mevcuttur.
7. Bu nüshaların hepsi de aynı şeyi söylüyorlar. Nüshaların arasındaki ufak tefek imla ve kopya hataları, Kutsal Kitap 'ın mana veya gerçeğini değiştirebilecek bir şey değildir.
8. İlk Hıristiyan ataların yazıları ve eserleri de Kutsal Kitap 'ın değişmezliğini açıkça gösteriyor.
9. Tanrı, insanları uzun bir süre Kendi gerçek mesajı ya da vahyinden mahrum bırakacak, ve onlara sadece büyük ölçüde çarpıtılmış, yoz ve doğru olmayan kitaplar bırakacak kadar zayıf ve güçsüz değildir. Tanrı insanlığa verdiği yazılı vahyini özel olarakKutsal Kitap 'ta saklayıp korumuştur.
Bunlar karşı konulamaz ve reddedilemez delillerdir.
Tanrı' nın Sözü'nün güvenilir olduğunu defalarca gördük. Kitab-ı Mukaddes ( Kutsal Kitap ) Allah'ın Sözü'dür ve onun değiştirildiği iddiası uydurmadır. İslam dünyasında çok yaygın olduğu halde sadece bir yalan ve iftiradır.
Kutsal Kitap 'ın değiştirildiğine dair hiçbir tarihsel kanıt yoktur.
Üstelik Kur'an 'da bile Tevrat veya İncil'in değiştirilmiş olduğunu ileri süren hiçbir ayet yoktur!
Eğer Kitab-ı Mukaddes yüzyıllar önce değiştirilmiş olsaydı, Kur'an bu önemli noktaya değinmez miydi?
Tersine, “Rabb'inin sözü, hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir.” (Kur'an: En'am 6:34)
“Allah'ın kelimeleri değişmez,” (Kur' an: Yunus 10:64) diyen ayetler vardır.
Gücü her şey yeten ulu Tanrı, kendi Kutsal Sözü'nün değiştirilmesine izin vermez. Tersine, onu korur ve yerine getirir. “Allah sözünden caymaz” (Kur'an: Hac 22:47) .
Elimizdeki Tevrat 'la İncil sağlam ve güvenilirdir. Kaldı ki, eğer insan Kitab-ı Mukaddes 'te öğretilenleri kabul etmek istemezse, Kutsal Kitap 'ın değiştirildiği iddiasından başka bir gerekçeye başvurmak zorundadır.
“Kesinlikle hayır! Her
insan yalancı olsa da Tanrı'nın doğru olduğu bilinmelidir. Kutsal
Kitap 'ta
yazılı olduğu gibi: ‘Öyle ki, sözlerinde doğru çıkasın ve yargılandığın zaman
davayı kazanasın.'” (İncil: Romalılara 3:4).
İncil 'de İsa Mesih, kendisi Allah'ın Yaşayan Sözü
(Kelâm) olarak, kendi sözleri ve ebedi hayat hakkında çok önemli birkaç söz
söyledi:
“Beni reddeden ve
sözlerimi kabul etmeyen kişiyi yargılayacak biri var. Söylediğim söz o kişiyi
son günde yargılayacaktır.”(İncil:
Yuhanna 12:48)
Dikkat! Eğer herkes son
günde İsa Mesih'in sözüyle (yani İncil'e göre) yargılanacaksa, o zaman İncil kesinlikle değiştirilemez. Tanrı'nın o Sözü
koruması gerekir. Tanrı kullarıyla (haşa) dalga geçmez, onlarla oyun oynamaz.
“Kutsal Yazıları
araştırıyorsunuz. Çünkü bunlarda sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz.
Bana tanıklık eden de bu yazılardır! Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana
gelmek istemiyorsunuz.” (İncil: Yuhanna 5:39-40)
Dikkat edelim! Eğer
birisi Hz. İsa'nın bir peygamber olduğuna tanıklık edip, aynı zamanda O'nun
kendi hakkındaki sözlerini kabul etmezse, bu mantıklı ve inandırıcı bir
davranış olur mu?
“İsa ona, ‘Yol, gerçek ve
yaşam ben'im' dedi. ‘Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez.'” (İncil:
Yuhanna 14:6)
“Yahya ertesi gün İsa'nın kendisine doğru geldiğini görünce şöyle
dedi: ‘İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!'” (İncil:
Yuhanna 1:29)
“Çünkü tek bir Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek bir Aracı
vardır. Bu da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan
Mesih İsa'dır.” (İncil: 1.Timoteyus 2:5-6)
“Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara
bağışlanmış bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.”(İncil: Elçilerin İşleri 4:12)
“Biliyoruz ki, biz Tanrı'danız, bütün dünya ise kötü olanın
denetimindedir. Yine biliyoruz ki, Tanrı'nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan'ı
tanımamız için bize anlama gücü vermiştir. Biz gerçek Olan'dayız. O'nun Oğlu
İsa Mesih'teyiz. Kendisi gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.” (İncil:
1.Yuhanna 5:19-20)
Sizleri Tanrı'nın değiştirilmemiş yazılı Sözü'nü, yani Kitab-ı Mukaddes : Tevrat , Zebur ve İncil 'i açık fikirle inceleyip İsa'nın gerçekten Kim olduğunu araştırmaya davet ediyoruz.
şimdi, sevgili okuyucu, şu iki sonuçtan birini seçmek durumundasın: Ya, 1) Allah’ın Sözü (Tevrat, Zebur ve İncil) hakkındaki Kuran ayetleri yanlıştır.
Ya da , 2) Tevrat, Zebur ve İncil gerçekten değişmemiştir ve böylece her Müslüman onların tüm hükümlerini kabul etmek zorundadır. Kuran’ı önyargısız okuyan herkes bu ikinci seçeneği tercih eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder