13 Ocak 2012 Cuma

İncil de İslam Kavramı


İncil de ‘İslam’ kelimesi var mı?
Terim olarak İslam kelimesini üç sebepten dolayı İncil de bulunmaz:

  • İslam kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir ve elimizde bulunan İncil eski Yunan ve İbranice dillerden tercüme edilmiş kopyalardır.
  • İslam kelimesi anlam taşıdığı için tercüme edilebilir bir kelimedir.
  • Günümüz de bulunan Tek Tanrılı dinler İncil zamanında yoktu. O zamanlar da Tek Tanrılı bir din ve birde putperestlik vardı. İnsanlar ya Tek Tanrıya inanıp sadece O’na itaat ederlerdi ya da dinsiz ve ya putperestiler.

İslam kelimesini İncil de arayacaksak kelime anlamını aramamız gerektiği açıktır.

(a)    “Tek Tanrı iradesine teslim olmak; İtaat”

Burada ‘İtaat’ kelimesi ne anlam taşıyor? Sevgiyle, arzuyla ve tamamen boyun eğme anlamına gelir. İncil terminolojisinde ‘emirler’ i yerine getirmek, ya da Tanrı arzularını yerine getirmek. Bu deyimi Kutsal Kitap ta birçok yerde buluruz. Birkaç örnek vermek gerekirse:

1. Eski Antlaşmada Tanrının halktan istekleri:

       Yas 10:12  "Şimdi, ey İsrail halkı, Tanrınız RAB sizden ne istiyor? Yalnız şunu istiyor: Tanrınız RAB'den korkun, O'nun yollarında yürüyün, O'nu sevin; bütün yüreğinizle, bütün canınızla O'na kulluk edin;

Yas 10:13  üzerinize iyilik gelsin diye bugün size bildirdiğim buyruklarına, kurallarına uyun.

Ayetler Tanrı isteklerini açıkça beyan ediyor:
1.  O’ndan korkmak
2.  O’nun yolunda yürümek
3.  O’nu Sevmek
4.  Yürekten ve candan O’na kulluk etmek
5.  Buyruklarına uymak

Bir deyim var ki bu isteklerin hepsini içine alır. ‘Sevgi ve istekle O’na teslim olmak’. Arapçadaki ‘İslam’ terimi tamamen bu anlamı taşıyor.

Eğer Tanrı adil ve doğru ise, tüm halklardan aynı isteklerde bulunur. İsraillilerden istediği şeyi Araplardan, Türklerden, Amerikalılardan, Japonlardan ve diğer tüm uluslardan aynısını isteyecektir. O tüm halkların Tanrısı’dır. Her şeyi yaratan O’dur. Bu açıkça ortadadır ve bellidir. Bu yüzden Tanrı insandan tek istediği O’na teslim (Müslim) olmasıdır. 

2.  Tanrı insandan sadece öze teslim olmasını değil, her zaman her yerde her şeyde Tanrıya teslim (Müslim) olmasını ister. ‘en önemli buyrukta’ dediği gibi:

Yas 6:4  "Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RAB'dir.
Yas 6:5  Tanrınız RAB'bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.
Yas 6:6  Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun.
Yas 6:7  Onları çocuklarınıza benimsetin. Evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin.
Yas 6:8  Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.
Yas 6:9  Evlerinizin kapı sövelerine, kentlerinizin kapılarına yazın."

Aynı mesaj tüm peygamberler tarafından bildirilmiştir:

Örneğin:

3. Davut’tan oğlu Süleyman’a:
1Kr 2:2  "Herkes gibi ben de yakında bu dünyadan ayrılacağım. Güçlü ve kararlı ol.

1Kr 2:3  Tanrın RAB'bin verdiği görevleri yerine getir. Onun yollarında yürü ve Musa'nın yasasında yazıldığı gibi Tanrı'nın kurallarına, buyruklarına, ilkelerine ve öğütlerine uy ki, yaptığın her şeyde ve gittiğin her yerde başarılı olasın.

4. Süleyman’dan İsrail cemaatine:
1Kr 8:60  Sonunda dünyanın bütün ulusları bilsinler ki, tek Tanrı RAB'dir ve O'ndan başka Tanrı yoktur.
1Kr 8:61  Bugünkü gibi O'nun kurallarına göre yaşamak ve buyruklarına uymak için bütün yüreğinizi Tanrımız RAB'be adayın."

5. Samuel halka sesleniyor:
1Sa 12:14  Eğer RAB'den korkar, O'na kulluk ederseniz, O'nun sözünü dinleyip buyruklarına karşı gelmezseniz, hem siz hem de önderiniz olacak kral Tanrınız RAB'bin ardınca giderseniz, ne âlâ!
1Sa 12:15  Ama RAB'bin sözünü dinlemez, buyruklarına karşı gelirseniz, RAB kralınızı cezalandırdığı gibi sizi de cezalandıracaktır.
1Sa 12:24  Yalnız RAB'den korkun, O'na bağlılıkla ve bütün yüreğinizle kulluk edin. O'nun sizler için ne görkemli işler yaptığını bir düşünün!

6. Yeşu veda nutkunda:
Ysu 24:22  O zaman Yeşu halka, "Kulluk etmek üzere RAB'bi seçtiğinize siz kendiniz tanıksınız" dedi. "Evet, biz tanığız" dediler.
Ysu 24:23  Yeşu, "Öyleyse şimdi aranızdaki yabancı ilahları atın. Yüreğinizi İsrail'in Tanrısı RAB'be verin" dedi.
Ysu 24:24  Halk, "Tanrımız RAB'be kulluk edip O'nun sözünü dinleyeceğiz" diye karşılık verdi.


Yeni Antlaşmada İsa’nın öğretisi aynı ~ buyrukları yerine getirmek ve Tanrıya itaat etmek, O’nun iradesine teslim olmak.

Örnekler:

7. Tanrı buyruklarına bağımlı kalarak sonsuz yaşam:
Mat 19:16  Adamın biri İsa'ya gelip, "Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?" diye sordu.
Mat 19:17  İsa, "Bana neden iyilik hakkında soru soruyorsun?" dedi. "İyi olan yalnız biri var. Yaşama kavuşmak istiyorsan, O'nun buyruklarını yerine getir."

8. Tanrı iradesine bağımlılıkla Göklerin Egemenliği'ne girmek:
Mat 7:21  "Bana, 'Ya Rab, ya Rab!' diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği'ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam'ın isteğini yerine getiren girecektir.

9. Tanrıya bağımlılık:
Yak 4:7  Bunun için Tanrı'ya bağımlı olun. İblis'e karşı direnin, sizden kaçacaktır.

10. İsa’nın Tanrıya bağımlılık görevi:
Yuh 4:34  İsa, "Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve O'nun işini tamamlamaktır" dedi.

11. İsa’nın Tanrıya teslimiyeti:
Yuh 5:30  "Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır.

12. Tanrıya teslim olanlar (Müslümanlar) İsa’nın kardeşleri:
Mat 12:50  "Göklerdeki Babam'ın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur."

(b)   “Barış, Huzur, Güven”

İslam kelimesinin bir başka anlamı da barış. Çok amaçlı bir barış söz konusu – Yaradan la barış, kendinle huzur, toplumda güven, doğruluk vb.

Ysa 32:17  Doğruluğun ürünü esenlik, Sonucu, sürekli huzur ve güven olacaktır.

Doğruluk Tanrının buyruklarına bağımlı kalmanın ürünüdür.

Yas 6:25  Tanrımız RAB'bin önünde, verdiği bu buyruklara uymaya dikkat edersek, bunu bize doğruluk sayacaktır."

Huzur doğruluğun ürünüdür.  İslam demek Tanrıya teslimiyet, O’na bağımlılık ve bunu neticesinde ebedi esenlik ve güven demektir. Tanrıya itimat kurtuluşumuzun garantisidir.

Yuh 14:27  Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.

Burada İsa ‘esenlikten’ söz ediyor:

-         Esenlik ki, O’nun Esenliği
-         Esenlik ki, diğerlerine verdiği Esenlik
-         Esenlik ki, dünya Esenliği değil
-         Esenlik ki, kalpleri teselli edecek Esenlik
-         Esenlik ki, korkuları yok edecek Esenlik

İsa’nın söz ettiği esenlik dünyevi esenlik değil, Yuhanna 4:34 te yemeğim ve görevim olarak adlandırdığı esenliktir. Bu esenliği vermişti ve diğerlerine verilmesini istedi esenlik mahkûmiyet korkusunu yok etmek ve kalpleri sonuz yaşam için teselli etmek içindi.

Bu esenlik Tanrıyla barış, Tanrıya bağılılık, O’na teslimiyet, “İslam” dır.

Mat 5:9  Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.

İsa burada kendilerini Tanrıya teslim edenleri (Arapça da ‘Muslimun’ Türkçesi Müslüman) “barışı sağlayanlar” olarak adlandırmış. Ki bunu neticesinde onlara ‘Tanrı oğulları’ denecek, Tanrı halkı ya da Tanrı tarafından sevilen halk. Tanrı, buyruklarına bağlı kalanları ve kendilerini O’na teslim edenleri kesinlikle sever, On Buyrukta ifade edildiği gibi:

Çik 20:6  Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm.

Mez 112:1  Övgüler sunun RAB'be! Ne mutlu RAB'den korkan insana, O'nun buyruklarından büyük zevk alana!

Mez 128:1  Ne mutlu RAB'den korkana, O'nun yolunda yürüyene!

İslam tüm peygamberlerin diniydi. Ve peygamberlere inanan herkes Müslüman’dır. 

Gerçek şudur ki:

-         İslam Hz. Muhammed tarafından kurulan ya da başlatılan yeni bir din değildir.
-         Müslüman terimi Hz. Muhammed’ ten çok daha eskilere dayanır.

Kuran’ı Kerim bize derki:

Bakara 2:136 «Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbâta indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk» deyin.

Şura 42:13 “Daha önce Nuh'a buyurduğu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: 'Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' ….”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder