Kuran'ın
hiçbir ayetinde Kitap Ehli'ne karşı düşmanca bir tutum içinde olmayı, onlara
karşı amansız bir nefret duymayı telkin eden bir ifade yoktur. Böyle bir
düşünce Kuran'a uygun değildir. İnananlar, hangi ırk ve toplumdan olursa olsun,
Allah'a ve dinine savaş açmış olanlara karşı haklı bir öfke duyar. Ama bu öfke
Müminleri onlara karşı adaletsiz, anlayışız ve zalimane bir tavır almaya asla
yöneltmez ve yöneltmemelidir. Nitekim Allah Kuran'da, "Ey
İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa
olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah'a karşı
gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah
işlediklerinizden Haberdar'dır." (5/MÂİDE-8) buyurmuştur.
Hiç kimse
kendini değiştirmedikçe Allah onu değiştirmez. “ … Şüphesiz ki bir kavim,
kendini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez. …” 13/RA'D-11 Amacımız
Hıristiyanlaşma veya Hıristiyanlaştırma, Müslümanlaşma veya Müslümanlaştırma
değildir. Allah’ın değiştirmediğini değiştirmek gibi bir amacımız yoktur. Biz
bir tek Allah’ın varlığına, O’nun kitap ve peygamberlerine inanıyoruz.
“De ki:
“Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve
Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden
verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O’na teslim
olanlarız.” 3/ÂLİ İMRÂN-84
“Deyin ki:
“Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve
Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün
diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini
diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.” 2/BAKARA-136
Tanrımız bir
kitaplarımız birdir. Biz Kitap Ehli (Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar)
arasında ayırım yapmayız. İnsanının insana verdiği isimlere itibar etmiyoruz. Biz,
içlerinden zulmedenler bir yana, Yahudilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların
bir olduğuna inanıyoruz.
İçlerinden
zulmedenler bir yana; Ehl-i Kitab ile en güzel olanın dışında mücadele etmeyin
ve deyin ki Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da,
sizin tanrınız da birdir. Biz, O'na teslim olanlarız. 29/ANKEBÛT-46
Biz İsa Mesih’in Tanrı Söz’ü ve Allah’ın
Ruhundan olduğuna inanıyoruz.
İşte
hakkında şüpheye düştükleri Hakk'ın Söz’ü Meryem oğlu İsâ, budur.
19/MERYEM-34
“Ey Ehl-i
Kitab; dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında ancak gerçeği söyleyin.
Meryem oğlu İsa Mesih; Allah'ın peygamberi, O'nun Meryem'e ulaştırdığı kelimesi
ve kendinden bir ruhtur. …” 4/NİSÂ-171
İffetini
koruyan (Meryem) ; biz ona kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu
insanlığa bir ayet kıldık. 21/ENBİYÂ-91
Tanrı Sözü
beden olup aramızda yaşamış ve bizim için öldüğünü ve ölümüyle bize sonsuz yaşam
şansı verdiğine inanıyoruz.
Söz, insan
olup aramızda yaşadı. O'nun yüceliğini Baba'dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu
biricik Oğul'un yüceliğini gördük. Yuhanna 1:14
Tanrı ise
bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.
Romalılar 5:8
İsa,
"Yol, gerçek ve yaşam Ben'im" dedi. "Benim aracılığım olmadan
Baba'ya kimse gelemez. Yuhanna 14:6
Biz kendimizi
İsa Mesih’in aracılığıyla Yüce Allah’a teslim etmişiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder