13 Ocak 2012 Cuma

İsa'nın Ölümü


Kuran’ın aşağıdaki ayetlerine dayanarak, Müslümanların hemen hepsi İsa'nın haç üstünde öldüğünü reddederler:

4:156-157 Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Bu ayetler Yahudilerin İsa'yı çarmıha gerdikleri ve öldürdükleri iddialarını yalanlıyor. İsa ölmedi denmiyor, “onu öldürmediler” deniliyor; asılmadı değil “asmadılar” deniliyor.

İsa’yı kim öldürdü ve nasıl öldü? Kuran, Yahudiler İsa’yı öldürmedi, asmadı diyor; İsa’nın ölüp ölmediği, öldüyse kimin öldürdüğü ve nasıl öldüğünü en iyi İncil aktarır bize.

İncil de İsa’nın Ölümü.

Rom 5:8 Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.

1Ko 15:3-4 Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.

Yeni Antlaşma titizlikle her okunuşu, Mesih'in ölümü ve tekrar dirilişinin İncil'in mesajının çekirdeğini oluşturduğunu ortaya koyar. İncil'in kayıtlarının önemli bir bölümü bu olaylara ayrılmıştır. İsa, kendisi de bu olayları sürekli olarak önceden bildirir. Bu olayların, üstü örtülü şekilde de olsa, Eski Antlaşmada yer aldığını O görebilmiştir. O'nun öğretisi de, işleri de bu olaylara işaret eder, gerçekte onlara bağlıdır:

Mesih olarak acı çekmeli, ölmeli ve ölümden dirilmelidir. Bunu anlamada yetersiz kalmaları nedeniyle kendi elçilerini azarlar. Sonraları gerçeği görebilen Petrus, Elçilerin İşleri'nin ilk bölümlerinde belirtildiği üzere, bunları İsa'nın vaizliğinin kalbi olarak ilan eder. Pavlus da İsa ve Petrus'un ardından kendisi için birinci derecede önemli olanı şöyle dile getirir: “. ..Mesih, günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve üçüncü gün ölümden dirildi (1.Korintliler 15:3,4).

Kur’an da İsa’nın Ölümü.

İsa henüz beşikteyken konuşuyor:

19:33 “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm (esenlik verilmiştir).”

Bu İsa’nın öleceğine dair ilk referansıdır.

Al-i İmran 3:55
(Okunuşu) İz kalellahu ya isa inni muteveffike ve rafiuke ileyye ve mutahhiruke minellezine keferu ve cailullezinettebeuke fevkallezine keferu ila yevmil kiyameh, summe ileyye merciukum fe ahkumu beynekum fima kuntum fihi tahtelifûn.

(Anlamı) Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.

Yüce Allah buyurmuş: “Seni vefat ettireceğim”

İsa konuşuyor:

5:117 
(Okunuşu) Me kultu lehum illa ma emarteni bihi eni'budullahe rabbi ve rabbekum, ve kuntu aleyhim şehidem ma dumtu fihim, felemma teveffeyteni kunte enter rakibe aleyhim, ve ente ala kulli şey'in şehîd.

(Anlamı) Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyla görensin.

İki kelimeye özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum;

Bir önceki ayette inni muteveffike  (Seni vefat ettireceğim) ve “felemma teveffeyteni” (Beni vefat ettirince). Muteveffike gelecek zaman, teveffeyteni geçmiş zaman kipi; olmuş bitmiş.

felemma teveffeyteni” ‘Sen beni öldürdüğünde’ ile inni muteveffike  ‘seni öldürüyor’ sözleri arasında bir uyum vardır. Teveffa kelimesi bir şeyi tamamen almak ve ölüm anlamına gelir.

İsa henüz beşikteyken konuşuyor: “öleceğim gün ve diriltileceğim gün” diyor
Yüce Allah İsa’ya hitaben: “ Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, diye buyurmuş. Ve son ayette İsa “Beni vefat ettirince” diyerek Kur’an dan İsa’nın öldüğü ve Tanrı katına yükseltildiği açık bir şekilde anlaşılıyor.

Kur’an da İsa’nın vefat (teveffa) ettiği açıkça vurgulanmaktadır. Teveffa ( توفىَ ) kelimesi “canın alınması” anlamına gelir. Kuran’da bu kelime birçok ayette geçer. Bu kelimenin geçtiği bazı ayetler şöyledir:

4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler…..

6:61 ……. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

47:27 Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?

5:117 ….Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların üzerine gözetleyici oldun. Sen her şeye tanıksın.”

16:28 Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır.

16:32 İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde,

10:46 Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da,

13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da

40:77 ……ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.

8:50 İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin!…..

10:104 …..Ben ancak, sizin canınızı alan Allah’a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum.”

16:70 Ve sizi Allah yarattı, sonra da yaşamınıza son verir.

32:11 De ki, “Üzerinize görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

7:37 …. Elçilerimiz kendilerine gelip canlarını alırken….

3:193 “Rabbimiz, biz, ‘Rabbinize inanın’ diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al.

12:101 “Rabbim, sen bana hükümranlık verdin ve rüyaların yorumunu öğrettin. Yeri ve göğü ayırarak yaratansın. Dünya ve ahirette sensin benim Velim (sahibim). Canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”

22:5 ………. Kiminizin hayatına son verilir,

40:67 …….. Sizden bazılarının canı daha erken alınır.

2:234 İçinizden ölen erkeklerin geride bıraktığı eşleri…

2:240 Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz,…

3:55 Allah İsa’ya şöyle demişti: “Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. …..

Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi teveffa kelimesinin anlamı canın alınmasıdır.

Kur’an İsa’yı Yahudiler öldürmediler diyor: 4:156-157

İncil İsa öldü diyor: Rom 5:8 1Ko 15:3-4

Kur’an İsa öldü diyor: 5:117 

O zaman İsa’yı kim öldürdü ve ya ölüm sebebi neydi?

İncil’e göre Yahudilerin hiç kimseyi ölüm cezasına çarptırmaya yetkileri yok.

Yuh 18:31  Pilatus, "O'nu siz alın, kendi yasanıza göre yargılayın" dedi. Yahudi yetkililer, "Bizim hiç kimseyi ölüm cezasına çarptırmaya yetkimiz yok" dediler.

Bu yüzden İsa’yı Romalı yetkililere teslim etmişler. Bundan anlaşıldığı gibi ölüm cezasını Yahudiler değil Romalılar vermiş. Kur’an da bunu doğruluyor. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi.”

İsa’yı kim öldürdü?

Yuh 10:17  Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.

Yuh 10:18  Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var. Bu buyruğu Babam'dan aldım."

Romalılar İsa’ya ölüm cezası verseler de İsa kendi ölümüne bizzat kendisi izin vermiş. Ve bu yetkiye Yüce Allah’tan almış.

Yuh 19:30  İsa şarabı tadınca, "Tamamlandı!" dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.

Mat 27:50  İsa, yüksek sesle bir kez daha bağırdı ve ruhunu teslim etti.

Öldürülmek ve kendi isteğiyle ölmek bir değildir. İsa kendi isteğiyle ölüme razı oldu, kendi iradesiyle ölüme boyun eğdi. Bu yüzden İsa’yı ne Yahudiler nede başkaları öldürdü.

Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi.”

İsa’yı öldürmediklerini ve onlara nasıl öyle gösterildiğini açıklık getirdikten sonra şimdide son olarak “asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi.” konusunu ele alalım.

İsa çarmıha sabah saat 9 da gerilip ve aynı gün öğleden sonra saat üçte ruhunu teslim etmiş. (Mar 15:25  Mar 15:34 Mar 15:37)

İsa ile birlikte çarmıha gerilen iki suçlu gün sonuna dek hayattaydı.

Yuh 19:32  Bunun üzerine askerler gidip birinci adamın, sonra da İsa'yla birlikte çarmıha gerilen öteki adamın bacaklarını kırdılar.

Bacakları kırmakla mahkûmların nefes alabilmeleri için kendilerini yukarı doğru itmeleri engellenmiş böylece ölümleri hızlandırılmıştır.

Yuh 19:33  İsa'ya gelince O'nun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.

Yuh 19:34  Ama askerlerden biri O'nun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.

Erken ölüm ve böğründen akan kan ve su İsa’nın çarmıha gerilmenin bir neticesi olarak ölmediğinin kanıtıdır. İsa çarmıha gerilme sonucunda ölmemiş Fakat onlara öyle gibi gösterilmiştir” 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder